İlçeye bağlı Gülüç beldesinde ikamet eden İhsan Yeter (49), AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2007’de kendisine ait minibüsle oğlu Veysel Yeter’in, Gülüç Köprüsü üzerinde yaptığı kaza sonucu Gülüç deresine aracın Gülüç deresine düştüğünü söylerdi.
Kaza sürücü oğlu Yeter ile birlikte 4 kişinin öldüğünü anımsatan baba Yeter, şöyle dedi:
“Kazadan sonra acımızı dindirmeye çalışırken, aynı zamanda uzaktan akraba olduğunuz Necati Avaz’ın (55), kan parası Ereğli 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde davası açtığını öğrendik. Eşim ve bana ayrı ayrı açılan 80’er bin liralık dava da eşime her hangi bir şey gelmedi. Bana ise aracın sahibi olmam sebebiyle görülen davada 18 bin lira ödeme çıktı. Bu miktar, faizi ile birlikte tüm masraflarla birlikte 31 bin liraya yükselmiş. Şu anada kadar 15 bin lira ve aracın hurdasından aldığım 4 bin lirayla birlikte toplam 19 bin lira ödeme yaptım. Geri kalan kısmı ödeyebilmek için ise kendime ait evimi satılığa çıkardım, Ancak üzerinde ‘Kan Parası İçin satılık daire’ yazılı pankartı, Avaz’ın da oturduğu mahalledeki babamın evinin duvarına astım. Avaz’ı, bu yazıyı görmesini istiyordum. Bir iki gün içinde de yazıyı kaldıracağım.
Bir yandan mahkemeden kalan parayı ödemeye, diğer yandan da sigorta şirketinin açtığı davadan gelecek faizleri hariç 61 bin lirayı nasıl ödeyeceğimi düşünüyorum.”
“KIZDIĞIMDAN DAVA AÇTIM”
Aynı kazada oğlu Hakan Avaz’ı kaybeden baba Necati Avaz ise, kaza sonrası Yeter’in, tavırları nedeniyle dava açtığını belirterek, şunları söyledi:
“Kazanın ayrıntılarını olaydan sağ kurtulan Rahmi Solak’tan öğrendik. Olan oldu ne yapalım? Aradan 15 gün geçti, birbirimize başsağlığı diledik. Beni çağırdılar ‘davacı mısın’ diye. ‘olur mu öyle şey’ dedim ve dava açmayacağıma dair karakola imza verdim. Gelişmelerin ne şekilde olacağını bilemezdim.
İhsan Yeter, beni ‘nasıl olsa dava açmayacak’ diye sigorta şirketine, kazadan kurtulan Solak ile giderek, kullanılamaz hale gelen arabanın bedelini almak için başvuruyor.
Bunu duyunca bende şafak attı. Biz neyin peşindeyiz siz neyin peşindesiniz. Kaza yapan çocuk sizin, araba sizin. Bunun üzerine dava açtık. Avukatıma dediğim gibi, buradan tırtıllı kuruşu alıp kullanmam. Tüm bedeli hayır işlerine bağışlayacağım. İhsan Yeter maddiyata değil maneviyata önem verdiği için bu davayı açtım.
Dava sona erdi. Adam başı 22-23 Bin lira kadar sigortadan alındı. 80 Bin liralık dava açtım, bunu alamadığımız için, davanın alınmayan bölümüne düşen masraflardan 2 bin 500 lira ödedim. Hatta bir taksiti kaldı onu da ödediğim zaman sona erecek.
Dava sonuçlanınca İhsan Yeter Gülüç merkezde icraya çıkacak babasının dairesine beni rencide etmek için “Hakan Avaz’ın kan parasını ödemek için bu daire satılıktır” yazan bir ilan astı. Polise giderek suç duyurusunda bulundum. İlan kalkmazsa dava açacağımı bildirdim. O da ilandaki oğlumun adını çıkarınca davadan vazgeçtim.
Sigorta şirketinden aldığım parayı camiye bağışladım. Buradan gelecek olan parayı da caminin kapı ve pencere doğramalarının yenilenmesi için bağışlamayı düşünüyorum. O paraya el sürmem.”
|