Bu haberi paylaş 

Bu haftaki ve üçüncü konuğumuz Kdz.Ereğli Beşiktaş Taraftarları Derneği Sn. Tarkan Adik..

Hafta Sonu Sohbetleri kapsamında bu hafta sonu sevgili Tarkan Adik ile Mado'nun keyifli ortamında bir Cumartesi sohbeti gerçekleştirdik. Bu haftaki sohbet sırasında sosyal medyada paylaşımımızı görerek kısa bir süre de bize katılan sevgili Eray İlhana sevgilerimizi iletirken, misafirperverlikleri için Aziz Bey'e ve Ünsal Bey'e ayrıca teşekkür ediyorum.

Beşiktaş aşkının kimden geldiğini, bir zaman balıkçılıkla hobi olarak ilgilendiğini, derneğin kuruluş sürecini ve rahmetli Süleyman Seba ile aralarındaki abi kardeş ilişkisini konuştuk.. Elbetteki bu uzun sohbetin tüm ayrıntıları proje sonunda sizlerle buluşacak.. Ama öncesinde bu ayrıntıları siz de benim gibi merak ettiyseniz işte şimdi sohbetimize bir göz atın ve şimdi Tarkan Adik'i daha yakından tanıyalım..

İşte Haftasonu Sohbetleri - Bölüm 3;

Hafta Sonu Sohbetleri / 3 - 28.02.2015
Röportaj: Aykut ATEŞ
Konuk: Tarkan ADİK
Kdz.Ereğli Beşiktaş Taraftarlar Derneği Başkanı
 
Mekan: Mado, Kdz.Ereğli 

Sevgili Tarkan Adik,  Öncelikle ereglideyasam.com internet sitesi ziyaretçileri adına bizi kırmadığınız ve vakit ayırdığınız için teşekkür ediyorum.

1. Kısaca bize kendinizden biraz bahseder misiniz? Çok hırslı bir kişiliğiniz olduğunu biliyorum. Bu yönünüz hayatınızdaki çalışmaları nasıl etkiliyor?


1975 Kdz.Ereğli doğumluyum. Orhanlar Mahallesinde doğmuşum.  Sanat Okulu Elektronik Bölümü mezunuyum ve 1999 yılından beri Erdemir’de çalışıyorum. Evliyim, 7 ve 3 yaşında olmak üzere iki kızım var. Ereğli’de doğdum ve Ereğli’de büyüdüm.  1 yaşındayken ateşlenmişim ve hastanede yapılan yanlış iğneden dolayı sağ ayağım sakat ve engelli olarak hayatıma devam ediyorum.  

Hayatta tek prensibim var.. Bitirilmesi gereken onurlu bir hayat var. İnsanın bir omurgası var ve o, insanın eğilip kalkmasına yarıyor. Bir de benim bildiğim “adamlık” omurgası var. Onu eğmeden, bükmeden, sağa sola yatırmadan, dürüstçe ve namuslu bir şekilde hayatı bitirebiliyorsan işte o zaman en mutlu insan sensin bu hayatta..

Aslında , hayatta hırslı olmayan insan olmadığını düşünüyorum. Belki de göz önünde olan bir sivil toplum kuruluşunda görev aldığımdan dolayı bu yönüm daha dikkat çekebiliyor.  Evet hırslıyım.. .Yaptığım işi, yanımdaki arkadaşlarımla birlikte, en iyiyi başarmak ve hedeflerime ulaşmak için bu yönümü doğru kullanıyorum.


2. Ereğli’de sivil toplum kuruluşu denildiğinde sizin ve dostlarınızın kuruculuğunu yaptığı Beşiktaş Taraftarlar Derneği akla geliyor. Hatta son yıllarda derneğin ünü çalışmaları ile birlikte sınırlarını aşmayı başardı. Bize kuruluş sürecinden biraz bahseder misiniz? Bu süreçte sizi en çok etkileyen ne oldu?

2009 yılında İş Bankası’nda çalışan Tuncay arkadaşım ile birlikte bir sohbet esnasında böyle bir derneğin kurulup kurulamayacağını konuştuk. Önce çevremizde hangi Beşiktaşlı dostlarımızın bu sürecin başında bizlerle olabileceğini, nasıl çalışacağımızı basamak basamak değerlendirdik.  Bir araya gelerek ilk önce broşürler hazırlattık ve bir nevi anket niteliğinde yakın çevremizdeki Beşiktaş Taraftarlarlarının yeterli sayıda olup olmadığını araştırdık. Birkaç hafta sonra 150-200 kişi olduğumuzu tespit ettik. 15-20 gün sonra belirlediğimiz Beşiktaş taraftarlarını Beşiktaş’ın bir Avrupa maçını izlemek için Site Kulübe davet ettik. O akşam neredeyse 200 kişi civarında katılım oldu ve arkadaşlarla tanıştık. Hal böyle olunca bu derneği kurmamızın farz olduğuna karar verdik.

Daha sonra dernek tüzüklerini inceledik. Bu süreçte Kdz. Ereğli Galatasaray Taraftarları Derneği geçmiş dönem Başkanı  Özgür Barış kardeşimiz bize gerçekten çok yardımcı oldu ve sizin nezdinde kendisine buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum.  Derneklerin ayakta durabilmesi için maddiyat oldukça önemli. Biz derneğin kuruluş sürecinde aynı jenerasyon ile birlikte çalışarak, yönetim olarak taşın altına elimizi hep birlikte kurduk. Bir büro tuttuk ve o yıl gerçekten çok sayıda faaliyet gerçekleştirdik. Yıl içindeki etkinliklerle ilgili düzenli bir etkinlik takvimi oluştu ve bu etkinliklerin dışında çok sayıda etkinliği her farklı zamanlarda gerçekleştirmeye devam ettik. 

Mesela bazen sokakta yürürken yolumu çeviren ve sarılan genç arkadaşlarımız oluyor. Sonra öğreniyorum ki kendileri birkaç yıl önce derneğimiz tarafından gerçekleştirilen Sünnet Şöleninde sünneti yaptığımız küçüklerinden biri. Bunlar çok özel ve değerli şeyler elbette.. Geçtiğimiz yıllarda benzerine sık rastlanmayan bir birliktelik örneği göstererek diğer taraftar dernekleri ile birlikte ortak etkinlikler gerçekleştirdik. Bu nedenle ayrıca GS Taraftarlar Derneği Geçmiş Dönem Başkanı  Özgür kardeşime, Fenerbahçe Taraftarları Derneği Geçmiş Dönem Başkanı  Aşkın abiye ve Trabzonspor Taraftarları Derneği  Geçmiş Dönem Başkanı  Osman kardeşime teşekkür ediyorum. Benzer çalışmaları yeni dönem başkanları ile de yapacağımıza inanıyorum. Gerçekleştirilecek bu çalışmaların bir sadece bizim ilçemizde değil diğer yerlerdeki taraftar derneklerine de örnek teşkil edeceği inancındayım.
 
Elbette dernekteki arkadaşlarımızla çok çalışıyoruz. Çok emek ve vakit harcıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu başarılı etkinliklerin basında yer alması ve daha geniş kitlelere ulaşması ile birlikte derneğin bilinirliği arttı ve 3 kez Türkiye’nin en iyi Beşiktaş Taraftarları Derneği seçildik. Bundan dolayı ayrıca çok mutluyuz.

Şu an 1000e yakın üyemiz ve 200 e yakın Beşiktaş Kulübü Kongre üyemiz bulunuyor. Belirli bir noktadan sonra başarılı çalışmalarınızın ardından Beşiktaş camiasında tanınmaya başlıyorsunuz ve kontrolünüz dışında bu pozisyonlarda görev almanız gerekiyor. Hedeflerimiz hep büyük..

Bu arada beni bu süreçte en çok etkileyen olay ise, rahmetli başkan Süleyman Sebanın Ereğli’ye dernek açılışına gelmesiydi. Bu benim çocukluğumdan bu yana en büyük hayalimdi.


3. Biraz da Beşiktaş kulübünün değerli başkanı Rahmetli Süleyman Seba hakkında konuşmak istiyorum. Bildiğim kadarıyla kendisinin sizin için değeri ayrı, çok yakındınız ve bir baba oğul ilişkiniz vardı? Nasıl tanıştınız?

2009-2010 yılı içerisinde bir gün Süleyman Seba’ya ulaşmak istedim ve aradığımda kendisini bağladılar. “Süleyman Seba” ile görüşecektim dedim. “Buyrun benim” dediğinde o kadar heyecanlandım ki: “Başkanım ben bir sigara içip sizi tekrar arayabilir miyim” dedim.  O da bana“ Hadi bakalım ara” dedi. O gün benim ilk iletişim kurduğum gündü. Daha sonra biz konuşmaya başladık. Ben onu aradım, o beni aradı. Aramızda bir bağ oluştu. Daha sonra bir gün ben kendisine “Süleyman abi, Ereğli’ye gelip bizim derneğimizin açılışını gerçekleştirir misin” dedim. O süreçte o sağlık sorunları ile uğraşıyordu ve neredeyse 10 yıldır hiçbir açılışa gitmemişti.  Daha sonra davetimizi kabul etti ve Ereğli'ye Kdz.Ereğli Beşiktaş Taraftarları Derneği Lokali açılışına geldi.

Süleyman abi, İrfan abinin (İrfan Erdem) otelinin oraya geldiğinde derneğin başkanını soruyor, ben o sırada arabanın içinde hüngür hüngür ağlıyordum. İlk kez orada karşılaşmıştık. Kimse hatta dernek yönetimindeki bazı arkadaşlarımız bile Ereğli’ye geleceğine inanmıyorlardı. O gün hayatımdaki en özel günlerden birisi oldu.

Daha sonra biz kendisi ile abi kardeş gibiydik. Zaman zaman kendisini ziyaret ediyor hatta sağlığı ile ilgili sorunlarla uğraşırken Ankara’ya gidip yakından ilgileniyorduk. 

4. Eminim ki çalışmalarınız ve kişiliğiniz nedeniyle dezavantajlı grup içerisinde yer alan bir çok engelli dostumuz, kardeşimiz sizi örnek alıyor. Bu konuda çok duyarlı olduğunuzu biliyorum ve özellikle sizin görüşlerinizi merak ediyorum.  Şunu çok iyi bilmeliyiz ki hepimiz bir engelli adayıyız. Çeşitli nedenlerden dolayı sorun yaşayan, olumsuz düşünen kişilere hayata bağlılık ve engelleri aşabilme konusunda ne gibi önerileriniz olabilir?

Aykut kardeşim sen çok iyi bir insansın öncelikle dezavantajlı kelimesini lütfen bir kenara bırakalım. Ben her sabah uyandığımda nefes aldığımız için Allaha şükrediyorum. Nefes almak kadar güzel bir şey var mı bu hayatta? Emin ol ben çok uzun zamandır yürürken sakat olduğumu hissetmiyorum. Bu süreçte annem, babam, ailem, özellikle eşimin desteği gerçekten çoktu, bu nedenle çok şanslıyım.

Ben elimden geldiğince engelliler, LÖSEV gibi konulara duyarsız kalamıyorum.  Ve ara sıra yetemediğimde kendi kendime isyan ediyorum. Yetmemiz lazım, daha çok şey yapmamız lazım diye hep önüme bir hedef koyuyorum. 24 ay sonra emekli olacağım ve o süreçten sonra daha çok emek harcayacağım.

5. Dünyadaki birçok değişim ile birlikte Kdz. Ereğli de farklı bir süreçten geçiyor. Ereğli’nin geleceği hakkında sizin görüşleriniz nelerdir?

Bana göre Ereğli’de işler iyi gitmiyor. Sivil toplum kuruluşu başkanı olduğum için insanlar hep bir beklenti içindeler. Hayatı idam ettirmek şimdilerde çok zor. Düşünsene 800 TLye insanlar ev geçindiriyorlar, çocuk okutuyorlar. Ereğli günden güne eksiye gidiyor. Menfaat ve çıkarlar üzerine bir çok konu konuşuluyor. Bizim gibi çalışan pozitif insanların bir araya gelerek farklı projeler üreterek ilçemize faydalı olması gerekiyor. Bizler bunu bir gün mutlaka başarmalıyız.

Son olarak kısa sorularınızı sormadan önce paylaştığınız bu bilgiler için sizlere tekrar teşekkür ediyor, ekibimiz adına gelecek dönemdeki çalışmalarınızda başarılar diliyorum.


Kısa kısa..

1. Sizce başarının anahtarı nedir?
Biz, profesyonellik ve kurumsallaşma

2. Hayattan en büyük beklentinizi “Tek kelime” ile ifade eder misiniz?
İlik Bankası

3. Hayattaki en büyük başarınız nedir?
Kendim olmak.

4. Hayattaki en büyük hayal kırıklığınız nedir?

Yetişememek.

5. En son okuduğunuz kitap hangisi? Okuyucularımıza hangi yazarları okumalarını tavsiye edersiniz?
“Beşiktaşın Dervişi Süleyman Seba”.  Bu kitapta Süleyman Seba’nın hayatı anlatılıyor, hatta bu kitaptan bir tane de sana imzalı olarak hediye etmek istiyorum.

6. Peki sinemada izlediğiniz en son film? İzlemekten keyif aldığınız yerli/yabancı aktör/aktrisler var mı?
Üyelerimiz ile birlikte sinemaya gidiyoruz. En son Düğün Dernek filmini 400 kişiye yakın Beşiktaş Taraftarı ile birlikte izledik.

7. En son hangi sanatçının konserini canlı izleme imkanı bulduğunuz? Dinlemekten zevk aldığınız müzik türleri hangileri?
Sıla, Ereğli’de izledim

8. Genel çevrenizin bilmediği farklı bir hobiniz var mı?
Balıkçılık ile uğraşıyordum. Bozhane’de 10 mt.lik bir teknem vardı. Daha sonra bakımı ile uğraşamayınca balıkçı motoruna çevirttik. Aynı konfor balıkçı motorunda oldu. O yıllarda işten 430da çıkınca direkt tekneye geçer takım elbiselerimi çıkartır, yağmurluğu giyip balığa çıkardım. 2010da sattım, o yıl yüzyılın palamutu çıktı Ereğlide.. Kesinlikle tavsiye ediyorum, tekneyle açılıp motoru durdurup, dalgalar arasında uyumak kadar keyifli bir şey yok..

   
Beşiktaş'ın Dervişi Süleyman Seba
Rıdvan AKAR
 
Düğün Dernek
 
Sıla
 
Son olarak kısa sorularınızı sormadan önce paylaştığınız bu bilgiler için sizlere tekrar teşekkür ediyor, ekibimiz adına gelecek dönemdeki çalışmalarınızda başarılar diliyorum.



 
 
                 
  + Haber
+ Konaklama + Belediye
         
  + Sinema
+ Kdz.Ereğli'yi Keşfet
+ Nöbetçi Eczane
         
  + Etkinlik
Foto Galeri
+ Ulaşım
ereglideyasam.com internet adresinde bulunan fotoğraf ve bilgiler izinsiz kullanılamaz. Sitede yer alan kullanıcı yorumları yorum yapan kişinin şahsi düşünceleridir ve ereglideyasam.com sorumluluğunda değildir..
  + Yeme İçme
+ Rehber
   
         
               
ereglideyasam.com bir Aykut ATES Creative Studio projesidir. @ 2009