Bu haberi paylaş 

Bu haftaki ve yedinci konuğumuz Aile Hekimi sevgili Hülya ŞEN...

Hafta Sonu Sohbetleri kapsamında bir haftalık moladan sonra bu hafta mesleğinde tecrübesi ve hastaları tarafından sevgiyle anılan, Ereğli ile ilgili önemli konularda ve etkinliklerde gönüllü çalışmalarda bulunan Dr. Hülya Şen ile Mado'nun keyifli ortamında güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Şimdileri İstanbulda görev yapıp haftasonları Ereğli'de olsa da kendisi ile harika bir sohbet gerçekleştirdik. Misafirperverlikleri için Mado Ekibine tekrar teşekkür ediyorum.

İşte Haftasonu Sohbetleri - Bölüm 7;

Hafta Sonu Sohbetleri / 7 - 04.04.2015
Röportaj: Aykut ATEŞ
Konuk: Dr.Hülya ŞEN
Mekan: Mado, Kdz.Ereğli

Sevgili Hülya ŞEN,  Öncelikle ereglideyasam.com internet sitesi ziyaretçileri adına bizi kırmadığınız ve vakit ayırdığınız için teşekkür ediyorum.

1. Kısaca bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Nerelisiniz? Çocukluğunuz ve eğitim hayatınız nasıl geçti?

08.08.1970 Safranbolu doğumluyum. Safranbolu’nun Bostanlı Köyü’nde büyüdüm. İlk orta öğrenimimi Karabük’te tamamladım. Demir Çelik Lisesi gibi güzel, köklü bir liseden mezun oldum. Hatta ne kadar özel bir lise olduğunu sonradan fark ettim. O dönemde devlet okulları çok başarılıydı. Şimdi lisenin ismini değiştirdiler. Anadolu Demir Çelik Lisesi yapmışlar ismini. Ve bu değişikliği öğrendiğimde kendimi kötü hissettim. Babam ilkokul öğretmeni, annem sağlıkçı,ebeydi. Doktor olmamı isteyen asıl annemdi. 1992 de Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. Ve 1992’den bu yana aralıksız pratisyen hekim olarak çalışıyorum.


2. İlk görev yeriniz neresiydi ve Ereğli’ye ne zaman geldiniz? Mesleki bilginin yeterliliğinin dışında, sabırlı ve insan ilişkilerinde başarılı olmanız gerekiyor. Birçok mesleğe göre zor bir meslekle uğraşıyorsunuz. En son görev yaptığınız sağlık ocağı çevresindekiler hala sizin isminizden özlemle bahsediyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

İlk görev yerim Alaplı’ydı. Kurada çektim ve 1992’de Alaplı’ya Sağlık Ocağına göreve geldim. Eşimle de bir yıl sonra burada tanıştım. Ahmet Bey Alaplı doğumlu ve bilinen bir diş hekimiydi. Alaplı’da 4 sene,ardından Mollabey Sağlık Ocağı'nda çalıştım, hatta sürüldüm düyebiliriz. Alaplı Sağlık Ocağı'ndayken arkadaşlarla uyumlu bir şekilde çalışırken yeni bir doktor geldi. Süreç içerisinde bazı konularda baskı yaptı, personele yansıdı ve biz cepheleştik. Sorunu çözmek için Kaymakama ilettik. Her defasında sorunu çözeceğini iletiyor ancak birşey olmuyordu. Ardından ilgili doktorun uygunsuz işlemlerini belgelerle Kaymakama ilettik. Sağlık Müdürlüğünden teftişe geldiler. O kadar eminiz ki doğru birşey yaptığımızı düşünürken bir anda hepimizi dağıttılar. Beni Mollabeye diğer arkadaşları Ereğliye gönderdiler. Ben o güne kadar aldığım eğitimler, anne babamın memur olduğundan hep şeyle zannederdim "devlet devlettir, devlet babadır, haklıdan yanadır zayıftan yanadır". Bir insan idareciyse eğer, o haketmiş, benden daha, bilgilidir tecrübelidir daha saygındır ki, müdürdür, Kaymakamdır. Fakat öyle olmadı, sürülmüştüm ve o kızgınlıkla elimdeki raporlarla birlikte hem Kaymakamı, hem de İlçe Milli Eğitim Müdürü, hem doktor hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulundum. Doktoru ayrıca Sağlık Bakanlığına ve Tabipler Birliğine şikayet ettim. Soruştuma iki sene de tamamlanamadı ve zaman aşamasından kapandı. Tabipler Birliği disiplin soruşturmasını tamamladı. Dediki "Doktorlar arası ilişkiyi utanılacak derecede bozduğun için, sana kınama cezası veriyoruz". Kaymakam ve İlçe Milli Eğ. Müd. Memurin Muhakematı Yasası sebebiyle dosya kapandı. Olay bu kadar basit, ne ideoloji var ne başka birşey.. Ama şikayet ediyorsan, şikayet ettiğine pişman edilirsin bu ülkede.. Bunu öğrendim.

Aslında sorgulamalarım o dönem başladı. Oraya ilk gittiğimde günde gelen hasta sayısı 2ydi. Köylüyü topladım, doktor odası yaptırdım. Doğumlar oluyordu, doğum odası yaptırdım. Hastalar beni çoksevdi. Günde gelen hasta sayısı 40 kişiye çıktı. 4 yıl orada çalıştım. Ardından Zonguldak Tabipler Odası yönetiminde çalıştım. İki sene boyunca her hafta Zonguldak’a gittim. Hatta o sırada hamileydim ve kaza yaptım giderken. Bu süreçte sorunlarla ilgili çözüm yönteminin siyaset olabileceğini düşündüm. Kamudan istifa ettim. Akalda işyeri hekimi olarak çalışıyordum ve o dönemde siyasetle de aktif bir şekilde ilgilendim.

Daha sonra aile hekimliğine geçiş döneminde tekrar kamuya geçtim. Ereğli Sağlık Ocağında çalıştım,ardından bir yıl yoğun bakımda çalıştım. Yoğun bakımda çalışmak hekimler için korkutucudur, gergin bir ortam vardır genelde, bir süre orada çalıştım ve son çalıştığım yere geldim. Hepsi farklı süreçlerdi.

Genelde hastalarla aram iyidir. Hasta ile hekim arasında doğru bir bağ oluşmadıysa ,hasta kapının önünde elindeki reçeteyi yırtar. Onu ikna etmeniz gerekir. Diğer hekimlerden en önemli farkım ben tedaviyi hastamla paylaşırım. Bunu yazdım al bunu kullanacaksından çok, hastanın günlük ritmine göre ona sorarım ve karar veririm.

3. Ereğli’de mesleğiniz dışında birçok sivil toplum çalışmasında aktif görevler aldınız. Özellikle bölgenin geleceğini son derece etkileyebilecek, Spor Kompleksi İstiyorum Platformu, Kireçlikte Termik Santral istemiyoruz gibi çalışmalarda, etkinliklerde imzalar topluyor, etkinliklere katılıyor ve topluma, o bölgede yaşayan insalarda farkındalık yaratmaya çalışıyorsunuz. Ve elbette kısa süre sonra olmasa da uzun vadade değişimin olmasına katkıda buşunuyorsunuz. Yaşadığı şehre sahip çıkan birey olarak insanlarla bu konuda ne paylaşmak istersiniz?

Bir kere o beraber çalıştığımız bütün başlıkları çok önemsiyorum. Gençleri çok önemsiyorum, Türkiye’nin geleceği gençler ama bugün kimse gençlere çok değerli olduklarını hatırlatmıyor. Farkında değiller ne kadar kıymetli olduklarının.. Hatta üzerilerinde öyle oyunlar oynanıyor ki, bugün "uyuşturucu" gerçeği var. Bu çok büyük bir sorun.

Bir de şunu çok anlamak mümkün değil; 3 çocuk diyeceksiniz ama gençlere yönelik ciddi bir politikanız olmayacak. Eğitimde ileri gitmeyeceksiniz hatta gerileyeceksiniz. O zaman bu nüfusu neden istiyorsunuz? Üretime döndüremiyorsanız, iş bulamıyorsanız? O zaman sadece sayıca fazla ,sadece biat eden, sadece nefret kültürünün yerleştiği hedef bir kitle mi yaratmak istiyorsunuz? Eğer böyle değilse o zaman Spor Kompleksi yapmanız gerekiyor. Eğer bu ülkenin geleceğinde manipule edebileceğin, istediğin gibi yönelebileceğin bir kitle istiyorsan spor kompleksi yapmazsın, ya da ötelersin ya da mış gibi yaparsın. Bunun için önemli… Fakat ben gençlerden kendilerine güvenmelerini, inanmalarını istiyorum. Çok iyi eğitim alıyorlar. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu seviyede bu eğitim yok. Çok önemli sorular var uyuşturucu gibi. Bu bir özkıyım aslında . Bunu yapmasınlar! Festivaller sürecinde de genç müzisyenlere, gruplara yer verilmesi fikrini iletmiştim. Belki 5 yıl çok populer olmayabilir, çekici gelmeyebilir insanlara ancak sonrasında çok daha güzel gençler yetişebilir. Müzisyenler doğabilir. Elbette bunlar için uygun ortamların oluşması lazım.

Bunun dışında Kireçlikte Termik Santral istemiyoruz sürecinde de aynı şeyleri yaşadık. Çevre Platformu ile ekip olarak çok güzel çalışmalar yaptık. Asıl amaç insanın yaşadığı bölgeye, kente, toprağına sahip çıkmasını sağlamaktı.

4. Geçtiğimiz yıl sonundan bu yana İstanbul’da görev yapıyor, hafta sonunda Ereğli’ye gelip gidiyorsunuz? Elbette bunun kendi açınızdan bir gerekçesi vardı ama karşılaştırılmayacak boyutta da olsa sağlıkta ve hasta profilinde Ereğli ile İstanbul’da bulunduğunuz bölgede arasındaki bariz farklar neler?

İstanbul’un Üsküdar gibi büyük bir ilçesinde Kirazlıtepe Mahallesinde çalışıyorum. Orası çoğunlukla Trabzonluların ve doğu kökenlilerinin yaşadığı bir yer. İlk gittiğimde aslında çok şaşırdım, çünkü sanki 20 yıl önce karşılaştığım hasta profili ile karşılaşmıştım. 20 yıl geri gitmiş gibi hissettim. Çok uzun zamandır Ereğli’de görmediğim; kötü beslenme, kötü hijyen gibi sorunlar çıktı karşıma. Bir de "uyuz" problemi olduğunu gördüm. Genelde kalabalık yaşayan ,sosyoekonomik düzeyi düşük ailelerin problemidir bu da.. Yine büyük şehirlerin sağlık problemlerinin biri de verem.. Ve genç verem hastaları bulunuyor. Bir de gözle görülür oranda uyuşturucu. Artık günlük hayatın bir parçası olmuş resmen. Ve ortaokulda, küçük yaşta başladıklarını görüyorum.

Sonra yine beni çok şaşırtan bir olay da okuma yazma bilmeyen genç insanlar, kadınlar.. ve de erkekler. Önce sadece 20’li yaşlardaki kadınlar olduğunu sanıyordum. Sonra o bölgedeki bir çok erkeğin de okuma yazma bilmediğini fark ettim. Doğu kökenli genç insanlar.. Ve öğrenmek de istemiyorlar. Özellikle muhtarlarla görüşüp onlara, aynı zamanda yaşlılara bakım ile ilgili bir sertifikalı istihdam programı ile birlikte okuma yazma projesi düşündüm. Yine de kimse ilgi göstermediler.

Elbette sosyolojik başka sebepler olabilir ve bu sorunların yanıtlarını bulmak için çalışılabilir ancak o kadar sosyologumuz olmasına rağmen kimsenin bunlarla ilgilenmediğini de fark ettim.


5 .Uzun yıllar Ereğli’de yaşayan biri olarak, çemberin dışına çıktığınız da İstanbul’dan Ereğli nasıl görünüyor. Genel yaşantı, kültür sanat, sağlık, ekonomi yada spor gibi başlıklarda Ereğli nasıl bir görüntü veriyor. Bu konudaki düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?


Ben bir kere Ereğli’nin stratejik bir nokta olduğunu düşünüyorum. Çok yakından izlendiğine de eminim. İyi bir örgütlenme olduğunda Türkiye’ye model olabilecek bir yer de olabileceğine eminim. Bu zamana dek Erdemir ya da diğer kentteki gelişmeler Ereğli'nin gelişiminde mutlaka bir model olmuştur ancak diğer nedenlerden dolayı istenilen ölçüde büyüyememiş ve gelişememiştir. Örneğin Erdemir'in ürettikleri yanına bir yan sanayi oluşmamış, gelişmemiş. Geçmişteki siyasetçilerin bu kentin gelişmemesi yada sınırlarını aşmaması konusunda beklenen çabayı sarf etmediklerini sanıyorum. 10 yıl sonrasını görememişler. Zonguldak siyasetçilerini saydığımızda bunlar önemli isimler aslında.. Köksal Toptan, Hasan Gemici, Bülent Ecevit, Mümtaz Soysal .. az mı?

Kısa kısa..

1. Sizce başarının anahtarı nedir?
İstikrar.. Çok zeki, güçlü ve zengin olmayabilirsiniz. Ama çok çabalamanız, istikrarlı olmanız gerekiyor.

2. Hayattan en büyük beklentiniz ile “Tek kelime” ile ifade eder misiniz?
Huzur

3. Hayattaki en büyük başarınız nedir?
Çocuklarım..

4.Hayattaki en büyük hayal kırıklığınız nedir?
Motorsiklete binmeyi başaramamış olmam. Duvara çarptım, ama duvara çarpmanın nasıl bir şey olduğunu öğrendim.

5. En son okuduğunuz kitap hangisi? Okuyucularımıza hangi yazarları okumalarını tavsiye edersiniz?
Martin van Bruinessen, Ağa Şeyh Devlet. Bu ara Kürt Sorunu ve Ortadoğu Politikalarına kafa yoruyorum. Ardından İslam tarihine yönelmeyi planlıyorum.

Ben Türk Edebiyatının Dünya Edebiyatından daha başarılı olduğuna eminim. Kemal Tahir'i, Sebahattin Ali'yi.. Bunlar bir dönemi yansıtan yazarlar.. Halide(Edip Adıvar) 'ın kalemi çok güçlü. Şimdiki zamanlardan da Buket Uzuner, Ayşe Kulin'i başarılı buluyorum.

6. Peki sinemada izlediğiniz en son film? İzlemekten keyif aldığınız yerli/yabancı aktör/aktrisler var mı?
Son Umut. Haluk Bilgineri severim. Julia Robertsi severim.

7. En son hangi sanatçının konserini canlı izleme imkanı bulduğunuz? Dinlemekten zevk aldığınız müzik türleri hangileri?
Uzun zamandır canlı konsere özellikle gitmedim. Festivallerdeki sanatçıları izledim. Ahmet Kaya hayranıyım, çok severim.

8. Genel çevrenizin bilmediği farklı bir hobiniz var mı?
Tenis oynuyorum, aslında bir çok kişi bunu biliyor. Mesela dikiş nakış ile uğraşıyorum, piko yapıyorum. Yatak örtüleri diktim. Kazadan sonra tekrar spora ağırlık verdim. Tenis oynamaya başladım tekrar. Herkese sporlu günler diliyorum.

   
Ağa, Şeyh, Devlet
Martin van Bruinessen
 
Ahmet Kaya - Söyle
Son Umut
 
 
Son olarak kısa sorularınızı sormadan önce paylaştığınız bu bilgiler için sizlere tekrar teşekkür ediyor, ekibimiz adına gelecek dönemdeki çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
 

 



 
 
                 
  + Haber
+ Konaklama + Belediye
         
  + Sinema
+ Kdz.Ereğli'yi Keşfet
+ Nöbetçi Eczane
         
  + Etkinlik
Foto Galeri
+ Ulaşım
ereglideyasam.com internet adresinde bulunan fotoğraf ve bilgiler izinsiz kullanılamaz. Sitede yer alan kullanıcı yorumları yorum yapan kişinin şahsi düşünceleridir ve ereglideyasam.com sorumluluğunda değildir..
  + Yeme İçme
+ Rehber
   
         
               
ereglideyasam.com bir Aykut ATES Creative Studio projesidir. @ 2009